Sen Bir Gülsün - Blogcu
Sen Bir Gülsün

ÇOCUK TERBİYESİ

ÇOCUK TERBİYESİ

Zamanın padihaı tepdil-i kıyafetle seyahate çıkmıştı. Bir köyden geçerken etrafına topladığı çocuklara harp oyunları yaptıran küçüğün hali dikaktini çekti. Onu yanına çağırarak bir altın verdi. Çocuk parayı almadı. Ni

çin almadığını sordular: “Anam ve babam bana bu altını nereden aldığımı sorarlar. Çaldın diye belki beni döverler” dedi. Bu cevap padişahın daha çok hoşuna gitmişti. Ona “Yavrum, padişah verdi dersin!” dedi. Bu defa çocuk: “ İşte şimdi kat’iyyen almam, çünkü anamla babam padişahın bir tek altın vereceğine inanmazlar ve beni hırsızlıkla itham ederler” dedi. Hayranlığın son haddine varan padişah çocuğa 5-10 altın vererek “Artık bu defa inanırlar değil mi yavrum?” diyerek oradan uzaklaştı. Üzerinde gereği kadar durulursa çocuk işte böyle nezi yetiştirelibilir.

 

-BENİM EĞİTİMLİ ADAM TARİFİM, DOĞRU İŞİ YAPILMASI GEREKEN DOĞRU ZAMANDA YAPANDIR, SAMİMİ OLABİLİRSİNİZ AMA BU YAPTIĞINIZIN APTALCA OLMASINI ENGELLEMEZ.( C.F. KETTERİNG)

 

-KELİME ARAMAYIN, OLAY VE FİKİR ARAYIN; BUNLARI BULUNCA KELİMELER ARANMADAN GELİR. (HORACE)


www.hayalkalpler.com >>>>>>>

09:55 - 4/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz



Etiketler : çocuk eğitimi,padişah,osmanlı,tarih

Hasretine dayanmak

Kategori: YAZILAR

Hasretine dayanmak,yanmak,tutuşmak kolay mı sanırsın ey mavi sevdam benim... Sen maviyi deniz ile gökyüzündeki mavimi sanırsın.Her gece, sanki yokluğuna nispet yapar gibi gökyüzünde yıldızlar parlamakta ve kaymakta diyar diyar... Bense bir mum ışığında seni aramaktayım izbe köşlerenin tenhalığında, gecenin tüm karanlığına inat, hafif esen rüzgar söndürecek mum ışığımı diye korkar dururum, nefes bilee almam... Yangınlarıma inat daha fazla yanmaktayım sana... Közüm alevlenmekte şebnemler gibi düştükce her damlan közüme.Özüm senle vusata ermekte, tamamlamakta varlığımı.Sense bir yangının daha ilk kıvılcımındasın sadece, öylece yanmaktasın ve yaşamaktasın... İstediğim, bana gel değil, benim ol değil...İstediğim biraz beni anlaman ve beni sen gibi yaşaman... Aslında muhatabım sen değilsin taşdığın kalbin ve yüreğin, onlar seni bana getiren ve bende harmanalyıp yakan,tutuşturan biliyormusun.Çünkü ben bir yüreğim,ben yanan bir yüreğim, yazan bir kalem, ağlayan iki göz, damla damla yanaklarına ve dudaklarına süzülen yağmur dalaması... Karşımda da yürek isterim, ben gibi yanan, yanmaya amade olmuş! Konuşmakta dudakların... Gözlerin hoş bakmakta.Yediveren gülleri ve iklimi sarmakta ufukları.Bu demek ki bir sevda... Bu bir Leyla, Zühre,Züleyha aşkı, Bu bütün sarayları terk edip yoluna düşen ysyf'un aşkı. Çöllerde uğruna kum tanesi gibi yanan, sokaktaki her dilenciye senin adresini soran Mecnun'un aşkı.Aşk bu işte, mavi sevdam dediğim bu, Aşk derken titreyen benim, bu uzaklık neden? Bak etrafına hadi şimdi...Sadece konuşan binlerce sevda...Hayır bu değil istediğim...Benim yüreğim seninle yanmakta,senle dolup taşmakta.Cesaretin var mı,yüreğinle çık karşıma!Seni bekliyorum çiçek tozlarını sardığı, gökyüzünün maviliğini büyüleyen kokuların sardığı ve senin kokuna başka mavi sevdaların sevdalanmadığı bir sevdam. Mavi gözlerimde yeniden hayat bulan bir mavi sevda....

Ercan GÜMÜŞ 15:48 20/04/2009

09:50 - 4/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz



Etiketler : hasret çekmek,sevemk,gurbet,ayrılık,özlem

Bari günah olan gıybeti etmiş olsaydık!

Kategori: YAZILAR

Bari günah olan gıybeti etmiş olsaydık!

Mubah olan hadi neyse de, bari günah olan gıybeti yapıyor olsaydık! Çünkü günah olan gıybete gelinceye kadar yapılabilecek/ yapmış olmamız muhtemel daha ağır gıybetler var.

Hakikat ehlinin ortak kanaatine göre, küfür olan gıybet de vardır. Nasıl mı? Gıybet eden kişi, gıybet etme denince "Bu gıybet değil, çünkü ben doğruyu söylüyorum" diye karşılık verirse, bu durumda o adam, kesin delillerle haram olan bir şeyi helâl ettiğinden küfür olur.

Küfür olan gıybeti geçtikten sonra, sırada nifak olan gıybet bekler bizi. Bu da, gıybet edileni tanıyan bir kişinin yanında, ismini söylemeden gıybet yapmaktır. Bu kişi, gıybet ettiği halde kendisini gıybet etmiyormuş gibi, gıybetten sakınıyormuş gibi göstererek münafıklık eder.

Günah olan gıybette ise, günah ve haram olduğunu bildiğimiz halde, ya gafletle, ya hasetle, ya öfkeyle belli bir kişinin gıybetini yapmaktır. Bu tür gıybet için tövbe kapısı açıktır.

Mubah olan gıybet ise ancak bundan sonra gelir. Ama dikkat: "mubah", yani yapılabilir, yapılmasında mahzur olmayan gıybet. "Yapılması gerekli", yani "müstehab" değildir yine de...

Sözyangını Senai Demirci

10:37 - 3/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz



Etiketler : gıybet,günah,ibadet,iman

Ferezdak Ölünce

Kategori: FIKRA

Nefse Zor Gelen Şey

Ünlü filozoflardan Solon'a sormuşlar: "Dünyada insanın nefsine en zor gelen şey nedir?" $u cevabı vermiş: "Kişinin kendi ayıbını görmesi, lüzumsuz sözleri terk etmesi."

Ferezdak Ölünce

Meşhur Arap şairi Ferezdak'ın ölüm haberi Cerir'in kulağına gelince çok üzülmüş ve şöyle demiş: "Allah'a yemin ederim ki, bundan sonra ben de çok yaşamam. Zira birbirimizle eğleniyor, büyük bir mutluluk içinde vakit geçiriyorduk." Hakikaten Cerir de aynı yıl vefat etmiş.

10:20 - 3/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz



Etiketler : ölüm,haber,nükte,filozof

En Emin Şehir

Kategori: YAZILAR

 

En Emin Şehir

Cenâb-ı Hak âyet-i kerimede şöyle buyurur:

“…Ey Rabbim! Burayı emin bir şehir yap! Halkından Allâh’a ve âhiret gününe inananları çeşitli meyvelerle rızıklandır!..”

(el-Bakara, 126)

Kâbe’nin yapılışı, aşağı yukarı on bir defadır: 

Birincisi melekler tarafından, ikincisi Âdem -aleyhisselâm-, üçüncüsü Şit -aleyhisselâm-, dördüncüsü İbrâhim -aleyhisselâm-, beşincisi Amâlika kabîlesi, altıncısı Cürhümîler, yedincisi Kusay, sekizincisi Kureyş, dokuzuncusu tâbiînden Abdullah bin Zübeyr, onuncusu Haccâc-ı Zâlim ve on birincisi ise Osmanlı sultânı IV. Murad Han tarafından yaptırılmıştır. 

Osmanlı’nın Kâbe-i Muazzama’ya gösterdiği müstesnâ edeb tezâhürleri, bu tamir esnâsında da müşâhede edilmiştir. Şöyle ki:

IV. Murad devrinde bir sel baskını olur ve Kâbe’nin iki tarafında çöküntü meydana gelir. Bunun üzerine derhal tamir için Mimarbaşı Rıdvan Ağa Mekke’ye gönderilir. Gerekli tespitleri yapan mîmarbaşı, çöken yerleri ifâde ederken Kâbe-i Muazzama hakkında “yıkılma ve çökme” gibi tâbirler kullanmayı edebe aykırı görür ve şöyle bir ifâde kullanır:

“Kâbetullâh’ın falanca falanca kısımları semt-i sücûda (secde yönüne) varmıştır.”

Ayrıca tâmir esnâsında da inşâ için lüzumlu malzemeleri taşıyan hayvanâtın o mübârek mekânları kirletmemesi için birtakım tedbirlerin alınması şeklinde gerçekleşen câlib-i dikkat edep tezâhürleri sergilenmiştir.

 

 


10:45 - 2/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz



Etiketler : kabe,en güvenilir şehir,emin olmak,güvenmek

SEN MÜSTESNASIN KALBİME GİREN

Kategori: YAZILAR

 

SEN MÜSTESNASIN KALBİME GİREN

Aşikar bir sevdaydı birlikte büyüttüğümüz. Binbir itina ile üzerine titrediğimiz bir aşk merdiveniydi. Her basamağında hüzün ve sevinçleri paylaşarak yürüdüğümüz bir asudeydi yolumuz. Bir aşkname yazsam sana, seni ve beni anlatsam, asri bir yön çizsem, her katresinde yudumlasam suya kanmış gibi yine kifayetsiz kalır.

Sevdim bir kere yüreğimden. Halis hislerimin odak merkezi oldun bir anda sen. Sıcacık olduğuna kanaat getirdiğim mekan, senin için kudsi bir aşiyandı. Kıymetşinas bir el uzanmıştı sanki seni bana getiren. Aşina olmuştum ötelerden bakarken, tebessüm eden yüzüne ben.

Bir mızrak boyu yol aldığımız mazimize bakınca, bir kafilenin ardı sıra gider gibi yürüyordum ardından. Ne zaman ki sevgimiz hayat buldu cananım, sen benim içimde cedit bir yer edindin. İnzivadan çekildim sana koştum ben. İstikbalimizi karanlık görürken hep ümitvar oldun sen. Biz dedik sarıldık düşlerimize, sonu belirsiz yarınlarımıza.

Sevdiğimi incitmek bir gülün solması kadar acı verirdi seven gönlüme. Onun sevmekten ve sevilmekten başka ne suçu vardı ki. Yüreğimde taht kurmuşken bütün endamıyla, onu yüreğimden söküp atamazdım. Bir köşede yapayalnız bırakamazdım. Kendimi de mahrum edemezdim bu sevginin bütün güzelliğinden. İtimadım ebedi oldu hep asla heder etmeden. Benim için paha biçilemez bir değerdin sen.

Ender olduğunu anladığımda keşfetmiştim. Bir ebru gibiydin sen. Sana benzeyen yoktu bir diğeri. Sen müstesnasın kalbime giren. Hep orada kalması için mücadele edeceğim büyük bir afitabdın sen.

Aheste aheste yürüdüğüm sokaklarda yoktun ama varmış da birlikte yürüyormuş gibi hissetmek bu duyguyla avunmak kaderim benim. Sensizlikte seninle olmak yüreğimi teselli ediyor ey sevdiğim. Sabrı kuşanmak, sabırla beklemek belki de ebedi bir bekleyişin içerisinde yer almak yüreğimin seçimiydi.

Bu sevdanın bir durağı olmamalıydı. Ara sıra esen sert rüzgarlar, zarar vermemeliydi. Bir kuş gibi avuçlarımdan uçup gitmemeliydi. Sımsıkı sarılmalıydım. Onun bana tüm varlığıyla ağuşunu açması gibi ben de ona bir ömür boyu sadakatle bağlanmalıydım. Öyle de yaptım. Şüpheler, endişeler, acabalarla yaşamak ruhuma ızdırap verirdi. Bütün soru işaretlerini kaldırdım. Çok uzaklara gönderdim.

Yepyeni bir başlangıcın müjdesiydi içimi dolduran sevinç. Sen benimsin, bense senin. Sevginle yeniden var olan, o iki kelimenin esir ettiği bir aşığım ben. Haydi daha çok duymak istiyorum sevgi sözlerini, sevgiye dair şiirlerini, yazılarını. Seni daha çok hissetmek istiyorum bütün benliğimle.

Ben sana ilan-ı aşk ediyorum bir kez daha. Seni çok seviyorum. Sevgine talibim. Seni bir ömür boyu yaşayacağıma söz veriyorum sevdiğim. Aşkını yüreğimde bir emanet gibi daima saklayacağım. Ayrılık kelimesi hiç olmayacak dilimizde. Seni sen olduğun için seviyorum. Hep yanımda olacağını biliyor, birlikte nice mutlu anları yaşamayı diliyorum bitanem.

Yazan :Kahve


10:39 - 2/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz



Etiketler : duygusal yazılar,sevgi,kalpten sevmek,aşka adanmak

Duy beni seni seviyorum

Kategori: SIIRLER
 
Seni özlemeyi
Seni sensiz yaşamayı
Seni sensiz düşünmelerimi
Yokluğunu bile seviyorum
Belirtemediğim duygularım seni inandıramasa da
Seni seviyorum...


Seni gördüğüm ilk saniyeler
Elini tutup sarıldığım ilk dakikalar
Ve yüzüne seni seviyorum diyebildiğim ilk saatler
Hayatımda yaşadığım ve bir daha yaşayamayacağım anılarım olacak..
Her döktüğüm gözyaşlarımda seni seviyorum..
Bana yaşattığın duygular için seni seviyorum
Bağırıp çağırmak istiyorum seni sevdiğimi söylemek
Küçük kalbinde yer almak
Aşkımdan ağlamak istiyorum.


Eğer sevgimden canın yanmışsa
Ölmek geçiyor aklımdan
Senin için ölüm tatlı gibi birşey benim için
Çünkü korkmuyorum seni sevmekten
Beni ben yapan kişiliğimi ortaya çıkarttığın için
Aklımı başından aldığın için
Bana güzel anılar bıraktığın için
Beni yalnızlıktan çekip aldığın için
Bir kez daha SENİ SEVİYORUM

Seninle aynı şehirde olduğum
Aynı yıldızlara baktığım
Aynı havayı soluduğum
Aynı güneşe günaydın diyebildiğim
Ve geceleri aynı aya iyi geceler diyebildiğim
Geceleri rüyalarımda kabuslar yerine seni görebildiğim için
Her gece yatmadan yıldızlara O'nu seviyorum diyebildiğim için
Allah'a şükür ediyorum..
Seni Seviyorum,Sevmekten Korkmuyorum,Seni Çok Seviyorum

Hayallerim vardı
Seninle beraber gülüp ağlamak.
Düşlerim vardı,
Kalbinde yer alabilmek.
Kabuslarım vardı
Seni benden ayırmaya çalışan..
Ama hayallerim ve düşlerimde seni düşünmeme sebep olduğun için  "SENİ SEVİYORUM"
Ve bu saatte uyanmama mazeretim olan kabus'uma teşekkür ederim
Bana bunları yazmama sebep olduğu için,

DUY BENI RUH IKİZİM, KALBİM, GÖZYASLARIM, DAMARLARIMDA AKAN KANIM,
HER GEÇEN GÜN DAHA DA BAĞLANIYORUM SANA - EMİNİM Kİ AŞIĞIM SANA - SENI SEVGİMLE ÜZDÜĞÜMÜ BILIYORUM AMA BASKASININ SENİ ÜZMESINDEN SE SENİ SEVGİMLE ÜZMEYİ İSTERİM
SENI ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM 
BUNU BÖYLE BİL LÜTFEN
 
Alıntıdır...
 

21:02 - 1/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz



Etiketler : duy,sevmek

Geç gelen aşk...

Kategori: Belirtilmemiş

19:17 - 1/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz



Etiketler : leyla,aşk

Öt ötebildiğin kadar!

Kategori: YAZILAR


Öt ötebildiğin kadar!

İstanbul kaymakamı İsmail Paşa 1657'de çok geniş yetkilerle İstanbul'dan Arabistan'a kadar bütün Anadolu eyaletlerinin teftiş ve denetimine memur edilmişti. Sertliği ve acımasızlığıyla ün salan İbrahim Paşa bir süre önce bastırılmış meşhur Celâlî İsyanları'nın başı olan Celâli Abaza Hasan Paşa'nın orada burada kalmış, saklanmış yakınlarını ve taraftarlarını bulup cezalandırmak; halka zorbalık ve işkence yapanları yakalayıp etkisiz duruma getirmekle görevlendirilmişti. Alınan önlemler çerçevesinde halkın elinde bulunan 80 binin üzerinde silah toplatılmış, özellikle köylüler büyük ölçüde silahsızlandırılmıştı. Köylünün silahsız kaldığı o dönemlerde şu kıssa dilden dile dolaşmaktaydı: Silahı alınmış köylü dağ başında keyifli keyifli öten bir kekliğe rastlamış. Köylü kendisini umursamayıp öten kekliğe derin derin iç geçirerek şöyle demiş: "Öt keklik öt! Kimsede çakı bıçağı bile bırakmayan İsmail Paşa gibi bir arkan var. Öt ötebildiğin kadar!"

11:39 - 1/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz



Etiketler : keklik,tarih,isyan,istanbul

Aşk Yürektedir

Kategori: SIIRLER

 

Aşk yürektedir
Aşk gözyaşlarındadır sessizce akıttığın
Yürek yakarışlarındadır kimsenin duymadığı
Aşk ilan istemez, gözler anlatır bir anlık karşılaşmada
Aşk gönlün kilididir başkasına açılmayan
Bir yudum mutluluk için bir ömür duadır
Aşk kafestir başka sevdalara kapanan
Yokluğunda sızlayan yaradır
Aşk aşk.. aşk sevdikçe sevesin gelmektir
Aşk umuttur bir haber, bir tebessüm beklentisidir
Aşk imkansızlıklar diyarında koştuğumuz rüyadır
Ki rüya gerçek olduğunda bitmeyen duygulardır aşk...
 

Beyhude Dede

01:42 - 1/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz



Etiketler : aşk,yürek

Sonraki Sayfa
Hakkımda
....
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss
HAYAL KALPLER
YÜREK İKLİMİ
DÜŞÜNCE İKLİMLERİ
SEVGİ PENCERESİ
ERCAN GÜMÜŞ
Kategoriler

Son Yazılar
- ÇOCUK TERBİYESİ
- Hasretine dayanmak
- Bari günah olan gıybeti etmiş olsaydık!
- Ferezdak Ölünce
- En Emin Şehir

Etiket Bulutu
çocuk eğitimi padişah osmanlı tarih hasret çekmek sevemk gurbet ayrılık özlem gıybet günah ibadet iman ölüm haber nükte filozof kabe en güvenilir şehir emin olmak güvenmek duygusal yazılar sevgi kalpten sevmek aşka adanmak duy sevmek leyla aşk keklik isyan istanbul yürek

Arkadaşlarım
Blogcu Yardım
S Y
cennetkokusu
yeniirmak
dilekkuyusu
askinadilenciyim
nuruhilal
weeb
Ercan Gümüş
surgunce1
Sen Bir Gülsün - Blogcu