Canımı kurban eylerem… - Sen Bir Gülsün - Blogcu
Sen Bir Gülsün

Canımı kurban eylerem…

Kategori: YAZILAR

Ruhlar âleminden geldik. Dünyadaki misafirliğimizden sonra yeniden ebedi âleme döneceğiz. Atamız Hz. Âdem (a.s) cennette yaşıyordu. Sonradan yeryüzüne indirildi. Yani insanoğlu aslında cennet için yaratılmış. O sebeple ayadaki hiçbir şey onu tatmin etmiyor. Kalbinde Allah sevgisinin ötesini hisseden her mü'min, bir hasret içinde, garip gibi yaşıyor bu âlemde. Efendimiz (s.a.y)'in buyurduğu gibi: "Dünyada bir yolcu veya garipmiş gibi yaşayın." Yunus da o âşıklardan biri; hep "yük bir âlem içinde...
Milk-i bekadan gelmişem
fâni cihanı neylerem
Ben dost cemalin görmüşem
Hûr-i cinânı neylerem
"Beka âleminden gelmişim, fani " "'dünyayı ne yapayım? Ben Rabbimin cemalini görmüşüm, cennetin huri¬lerini yapayım." Kalbi Allah muhabbetiyle dolu insanlar için en büyük gaye, dünyada ) O'nun rızasına, ahirette de cemaline kavuşmaktır ve bu nimetin yanında cennet nimetleri önemsiz kalıyor.
İsmailem Hak yoluna
Canımı kurban eylerem
Çünkü bu can kurban sana
Ben koç kurbanı neylerem
Hz. İsmail (a.s) kurban edileceği kendisine haber verilince; "Babacığım emrolunduğunu yap, inşallah beni sabredenlerden bulursun" diyordu. Bu davranış teslimiyetin ve fedakârlığın zirvesidir. "Canı cânân dilemiş, vermemek olmaz ey dil"
Yunus gibi âşıklar da sevdiklerinin oluna canlarını koyuyorlar. Böylece sevgide samimiyetlerini ispat ediyorlar.
"Allah dosdarından Ebubekir Mevazini bir kurban bayramında kalabıkların arasından geçerek şu sözü söyledi:
— Ey benim Efendim, Sevgilim! Mahlukların sana, kurbanları ile, iyilikleri ile yaklaşmaya çalışıyor. Benim ise nefsimden başka takdim edecek hiçbir şeyim yok! Bu çığlıklı sözden sonra, küçük bir iniltiyle yere düşüp ruh teslim ettiği görüldü. Ebubekir'in hediyesi kabul edilmişti...)1
İsa gibi dünya koyup
Gökleri seyran eylerem
Musa'yı didâr olmuşam
Ben "lenteram" neylerem
Cenâb-ı Hak, Hz. İsa (a.s)'yı, O'nu öldürmek isteyen Yahudilerin zulmünden kurtararak gökyüzüne kal¬dırmıştır. Kıyametten önce tekrar yeryüzüne indirecektir.
Hz. Musa (a.s)' da Cenâb-ı Hakk'la konuşunca, Yüce Allah'ı görmek istedi. Rabbimiz: "Len terannî" Sen Beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak, eğer o yerinde durabilirse sen de beni göreceksin, buyurdu)"2 Rabbimiz dağa tecelli edince dağ paramparça oldu, Hz. Musa da bayılıp düştü. Yunus Emre bir taraftan bu olaylara işaret ederken, diğer yandan ilahi aşkla Hz. İsa gibi göklerin, Hz. Musa gibi Cenâb-ı Hakk'ın cemalini müşahede etmenin sırrına vakıf olduğunu ifade etmektedir.
lbrabimem Cebraile
Hiç ihtiyacım kalmadı
Mubammedem dosta gidem
Ben tercümanı neylerem
Rivayete göre, İbrahim (a.s) ateşe atılırken Cebrail (a.s) gelip:
— Yardım edeyim mi? deyince; Hz. İbrahim:
— Ben Rabbime güveniyorum, O ne güzel vekildir, dedi.
Bunun üzerine Cenâb-ı Hak; "Ey ateş, İbrahim'e karşı serin ve zararsız ol"3 buyurdu, ateş de gül bahçesine dönüşüverdi.
Günümüzde de öyle söylenmiştir: "Ateş insanı yakmaz, ancak İbrahim (a.s) olmak lazım." Yani mü'min, Allah'ın dinini yüceltmek için vargücüyle çalışır, zalimler karşısında bile susmaz, yalnız O'na dayanıp güvenirse, ateş dağları gülistan olur, denilmektedir.
Miraç gecesinde Cebrail (a.s), Peygamberimiz (s.a.v)'e, Sidretü'l-Müntehâya kadar kılavuzluk etmiş, daha ilerisine geçememiş ve Rasulüllah (s.a.v) Efendimiz Rabbimizle doğrudan doğruya aracısız görüşmüştü.
Yunus Emre bir taraftan bu olaylara işaret ederken, öte yandan vuslata eren, Allah-ı Zül Celâlin aşkında yok olan bir mü'minin, miraca benzer manevi sırların derunî zevkini tattığını ifade etmektedir.
O muhabbetten bizleri de nasiplendir Allahım...
Dipnotlar :1- Halkadan parıltılar, NFK, 2-Araf, 143 3-Enbiya, 69

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

10:30 - 22/10/2009 - Yorum {0}


Etiketler : sevgi, can, canan, aşk, muhabbet, sevda, ceylan,

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:

0 yorum yazilmistir
Son Sayfa Sonraki Sayfa
Hakkımda
Yazmayı öğrendim yeniden yürek yangınlarında, köz olup alev almayı öğrendim rüzgârınla. Şerbetim oldun susadıkça içtiğimi. Kevserimsin içmeye doyamadığım. Sen benim Kevser havuzumsun. Her yazgı bu Kevser şerbetinden içmeli. Öğrenmeyi bilmeyen yazamaz. Bir züleyha öğretisidir benim öğretim. Ben Yusuf’a talibim badiye… Yusuf ki züleyha’ya talip. Biz sadece gönül sarayına talibiz. Gönül sarayı bizim gül-i hamramızdır. Biz o gül-i hamranın tek gülüyüz. Visalimiz güledir.
ANASAYFA
PROFİLİM
ARŞİV
Rss
Bağlantılar

hayalkalpler
sevgipenceresi
ercangumus
yurekiklimi
dusunceiklimleri
Kategoriler

Son Yazılar
- Yüreğimin yağmur çiçeği...
- Kanserli annenin kızına vasiyeti
- İstanbul bendir, ben İstanbul...
- Yılan tılsımı
- Kalemim kederli…

Etiket Bulutu
yağmur çiçeği mektup posta can ve canan kanser anne kız çocuğu istanbul yazıları istanbul boğaz şirazlı sad yılan kötülük iyilik kalem özlem hasret canan sevemk zincir vurmak ayrılık özlemek ateşböceği kelebek aşk şiirleri özle ve hasret sen telefon demel idris yağlı telefon mavi boncuk sevgi hasret ve özlem dört mevsim

Arkadaşlarım
Blogcu Yardım
sevgi penceresi
cennetkokusu
Yeni ırmak blogcu
dilekkuyusu
askinadilenciyim
nuruhilal
Özge ŞAT
sürgünce ✿
Canımı kurban eylerem… - Sen Bir Gülsün - Blogcu